Bilgi Bankası

Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Bölgeleri

0

Kentsel dönüşümün ortaya çıkmasındaki temel sebep, hiç şüphesiz çarpık kentleşmedir. Çarpık kentleşmenin meydana getirmiş olduğu bozulmuş şehir düzeni, hızlı artan nüfus gibi sebeplerden dolayı kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanı sıra, doğal afetler sonucu meydana gelmesi muhtemel riskleri en aza indirmek adına kentsel dönüşümün çok önemli olduğuna değinmek gerekir. Kentsel dönüşüm kapsamında bazı projeler oluşturulmaktadır. Bu projeler sayesinde ömrünü tamamlamış yapılar yerine depreme dayanıklı ve güçlü altyapıya sahip olan modern binaların inşa edilmesi söz konusu olmaktadır.

Kentsel dönüşüm kapsamında riskli bölgeler ve riskli alanlar belirlenmektedir. Ancak, Türkiye’deki kentsel dönüşüm bölgelerinin istenildiği gibi olmadığını belirtmek gerekir. Türkiye’de kentsel dönüşüm uygulamaları; bina bazlı olmamakla beraber ada bazında değerlendirilme ile yapılmaktadır. Kent bütünlüğünün ve estetik unsurların birinci sırada tutulduğunu belirtmek gerekir. Bunun yanı sıra, daha yeşil alanlar, sokaklar ve yaşam alanları yaratan bölgeler sunulmaktadır. Büyük adalarda ortaya çıkarılacak projelerin kentsel dönüşüm sürecini hızlandırdığını eklemek gerekir. Bu bağlamda, kentsel dönüşümün yalnızca gayrimenkulden ziyade toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına hitap etmesi amaçlanmaktadır. Kentsel dönüşüm ile beraber yeniden oluşturulan binaların kentin ruhuna ve kültürel yapısına ihanet etmemesine özen gösterilmektedir. Kentsel dönüşüm projeleri; Türkiye’de ilk kez Ankara’da uygulanmıştır. Bu proje kapsamında gecekondu alanlarında ve sanayi merkezlerinin kent alanlarını terk etmesi sonucu oluşan boşluklarda doğal afetler sonucu herhangi bir zararın oluşmaması adına çalışmalar yürütülmüştür. Kentsel dönüşüm uygulamalarında kentsel iyileştirme, koruma, yenileme, tekrar canlandırma ve değer kazandırma gibi amaçlar güdülmektedir. Ankara’nın yanı sıra İstanbul, Bursa, İzmir gibi şehirlerde kentsel dönüşüm projelerinin varlığından bahsetmek gerekir.

Türkiye’de kentsel dönüşüm adına yapılan ilk faaliyetler; yasadışı konut bölgelerinin yeniden yapılandırılması konusunda olmuştur. İkinci çalışmaların ise 1999 Marmara Depremi sonrasında afet riski altında bulunan kentsel yerleşmelerin düzenlenmesi noktasında yapıldığını belirtmek gerekir. Aynı şekilde, 2011 Van Depremi’nin ardından kentsel dönüşüm konusundaki hukuki sorunların çözülmesi noktasında faaliyetlere başlanmıştır. 2011 sonrası kentsel dönüşüm projelerinin halen gündemde olduğuna değinmek gerekir. Kentsel dönüşüm konusunda evrimleşen yasalar ve çözüm odaklı anlayışla beraber hareket edilmelidir. Kentlerin düzeninin bozulmamasına önem verilmelidir. Bunun yanı sıra, kentlerle uyumlu yaşam alanları sunan uygulamaların yapılmasına çalışılmalıdır. Bu noktada, müteahhitlere ve belediyelere büyük görevler düşmektedir.

Türkiye’deki Kentsel Dönüşümün Tanımı

Türkiye’deki kentsel dönüşümün Avrupa ve Amerika’dakinden farklı olduğunu belirtmek gerekir. Türkiye’de uygulamalar, gecekondu bölgelerinin dönüşümü olarak yapılmaktadır ancak, kentlerin farklı problemlerine aynı çözüm yöntemlerinin uygulanması gibi bir sorun bulunmaktadır. Kentsel dönüşüme dair sorunlar, fiziki dönüşü noktasında tıkanmaktadır. Kentlerin sahip olduğu ekonomik, sosyal ve kültürel özellikler; genel olarak dikkate alınmamaktadır.

Türkiye’de kentsel dönüşüm denildiğinde Sulukule’den bahsetmek gerekir. Sulukule örneğinde yanlış uygulamaların varlığı söz konusu olmuştur. Sulukule’de yapılan kentsel dönüşüm projelerinde uygulamanın yerel halk tarafından tepkiyle karşılandığını belirtmek gerekir ancak, katılımcı ve sürdürülebilir uygulamaların eksikliğinden dolayı Sulukule çalışmalarının başarısız olduğu dile getirilmelidir. Kentsel dönüşüm projelerinde halka inmek gereklidir. Halkın yıllardan bu yana içerisinde bulunduğu fiziki yapının bir anda yıkılıp bozulması, fiziki yapıyla beraber anlam verilen kültürel unsurların yok edilmesi; doğal olarak halkın projeye tepki göstermesine yol açmaktadır. Sulukule gibi bir bölgede çocukların parkta oynamasının kameralarla gözetlenmesi gibi unsurların bölge halkının samimiyet anlayışına ters düşmesi söz konusu olmaktadır. Bu yüzden, yapılan projelerde halka inilememektedir. Ataşehir için uygun olan bir projenin Bağcılar için uygulanmasının başarılı olmayacağını kabul etmek gerekir.

Kentsel Dönüşüm

2020 Kentsel Dönüşüm Projeleri

2020 yılında İstanbul’da ve Ankara’da kentsel dönüşüm projelerinin uygulanmasına son hızla devam edilmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 65 bin konutu kapsayan kentsel dönüşüm projeleri uygulamaya konacaktır. Bu bağlamda, İstanbul’da Esenler, Üsküdar, Başakşehir ve Gaziosmanpaşa’da kentsel dönüşüm projeleri başlayacaktır. Buna ek olarak, Ankara’da yaklaşık beş bin konut için kentsel dönüşüm projeleri uygulamaya konacaktır. Bunun yanı sıra, Konya’da 2.500 ve Adana’da 3.900 konutun kentsel dönüşüm projeleri kapsamında düzenleneceğinden bahsetmek gerekir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; 6.7 milyon konutun riskli olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştur. Bu bağlamda, bu konutların yenilenmesi adına Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nın hayata geçirilmesine karar verilmiştir. Bu plan, beş yıllık bir plan olarak belirlenmiştir. Beş yıllık plan doğrultusunda acilen dönüşmesi gereken 1.5 milyon konutun var olduğu tespit edilmiştir. Bu sebepten dolayı, 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun hızlı, yerinde ve gönüllü değişim ilkeleri kapsamında dönüşmesi planlanmaktadır. 2019 yılı içerisinde temeli atılan konutlarla beraber 25 bini İstanbul’da olmak üzere 65 bin konutluk kentsel dönüşüm projesinin tüm Türkiye’de başlatıldığı bilinmektedir.

81 ile yollanan genelgede riskli binaların bakanlığa iletilmesi istenmiştir. İstanbul’daki en büyük dönüşüm projelerinin Üsküdar, Başakşehir, Gaziosmanpaşa ve Esenler’de hayata geçirildiğini belirtmek gerekir. İstanbul dışında Ankara, Adana, Konya, Kayseri, Samsun’da da büyük kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi söz konusudur.

İstanbul’dan bahsetmek gerekirse; Ataşehir’de 300, Arnavutköy’de 500, Bağcılar’da 1.015, Başakşehir’de 2.000, Beykoz’da 1.000, Beyoğlu’nda 750, Esenler’de 8.000, Gaziosmanpaşa’da 4.748, Güngören’de 750, Kadıköy’de 1.650, Kağıthane’de 850, Kartal’da 125, Üsküdar’da 1.850 ve Zeytinburnu’nda 1.500 konutun kentsel dönüşüm projesi kapsamında düzenlenmesi öngörülmektedir.

Bunun yanı sıra, neredeyse her ilde az veya çok konutun kentsel dönüşüm projesi kapsamında olduğunu belirtmek gerekir. Adana’da 3.930, Ankara’da 5.000, Kayseri’de 2.000, Konya’da 2.500, Samsun’da 2.000, Trabzon’da 1.200, Burdur’da 1.258, Diyarbakır’da 1.000, Erzurum’da 1.250, Gaziantep’te 1.200, Karaman’da 1.500, Kocaeli’de 1.000 konutun kentsel dönüşüm projesinde olduğunu yinelemek gerekir. Buna ek olarak, geri kalan illerde de kentsel dönüşüm projesinde bulunan konutlar yer almaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse, Türkiye’nin neredeyse 81 ilinde de kentsel dönüşüm uygulanmaktadır. Bu noktada, İstanbul’un gelişim bakımından geride kalan ilçelerinin başı çektiğini ifade etmek gerekir. Bilhassa Esenler gibi gecekondu ve çarpık kentleşmenin kendisini gösterdiği yerlerde kentsel dönüşüm projelerinin işe yaraması; herkesin hayalidir ancak, bu gibi yerlerde kentsel dönüşüm projelerinin uygulanması esnasında bölgenin fiziki yapısını ve kültürel yapısını birbirinden ayrı düşünmemek gerekir. Buna ek olarak, büyük şehirlere bakıldığında İzmir’in bu konuda daha şanslı olduğu söylenebilir. Bunun dışında, Doğu ve İç Anadolu Bölgeleri’nde de kentsel dönüşüme ihtiyaç duyan şehirlerin sayısı bir hayli fazladır.

2019 Eylül itibariyle yaşadığımız İstanbul depremi hesaba katıldığında kentsel dönüşümün ne kadar gerekli olduğunu bir kere daha vurgulayabiliriz. Hasarlı veya eski binaların yıkılıp yeniden inşa edilmesi; bilhassa insanların güvenliği adına büyük önem teşkil etmektedir. Doğal afetler karşısında can ve mal kaybını önlemek adına kentsel dönüşüm sürecine büyük önem verilmelidir; çünkü zararı deprem değil, binalar vermektedir. Bu yüzden, binasında risk bulunduğuna karar veren kişilerin vakit kaybetmeden bina deprem risk raporu alması gerekir. Bunun için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuru yapılmalıdır. Başvuru sonrası bakanlığın yaptığı inceleme doğrultusunda süreç ilerlemeye başlar. Binanın tahliye edilmesi, yıkılması ve yeniden inşa edilmesi süreçlerinin tamamlanmasıyla beraber kentsel dönüşümde sona gelinir.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

İlgili Yazılar

Yorumlar